Tahkik Atölyesi

Değerlendiren;Yasin Apaydın

İSAR, Temmuz ayında Suudi Arabis­tan Ümmü’l-Kurâ Üniversitesi’nden Dr. Muvaffak Abdülkadir Hoca’yı ağırladı. 1951 Basra doğumlu olan Muvaffak Hoca, lisans eğitimini Bağdat’ta Külliyetü’ş-Şeria’da tamam­ladıktan sonra lisansüstü eğitimi için Riyad’a gitmiş ve hadis ilimleri ala­nında doktorasını İmam Muhammed b. Suud Üniversitesi’nde tamamlamış­tır. Mekke Ümmü’l-Kurâ Üniversitesi­ne hadis ve tefsir ilimleri hocası ola­rak atanan Muvaffak Hoca, tahkik ça­lışmalarıyla tanınmaktadır. Bunların arasında İbn Salah’ın Edebü’l-Müftî ve’l-Müsteftî’si, Birzâlî’nin Meşyahatü İbn Cemâ‘a’sı, Darekutnî’nin el-Mu’telif ve’l-Muhtelif’i sayılabilir.

Tahkik atölyesi adı altında üç seminerden oluşan çalışmada, hocanın Tevsîkü’n-Nass ve Zabtuhâ inde’l-Muhaddisîn başlığını taşıyan kitabı merkeze alınarak, ilmî neşirle ilgili teorik çerçeve detay­lı bir şekilde ele alındıktan sonra pratik olarak yazma metinler üzerinden öğrenilen bilgiler tatbik edildi. Kitabın başlığından da anlaşılacağı üzere Dr. Abdülkâdir, hadis usûlü alanında telif edilen eserlerin bugünkü tahkik ilmi açısından ilham verici olabileceği kanaatindedir. Atölyede tahkik il­minin Avrupalı müsteşrikler eliyle ortaya konulup geliştirildiği şeklindeki söylemlere karşı çıkıla­rak, muhaddislerin hadis metinlerini zapt etmek için vaz’ ettikleri hüküm ve kurallar çerçevesinde yazma eserlerin kritik neşirlerinin yapılmasının gereği üzerinde durulmuştur. Atölyenin son günü Darekutnî’nin el-Mu’telif ve’l-Muhtelif adlı eserinin muhtelif nüshaları arasında karşılaştırmalar ya­pılarak, tahkikli neşrin bilfiil örneği sergilenmiştir.

Muvaffak Abdülkadir Hoca ile birlikteliğimiz sadece tahkik atölyesi ile sınırlı kalmadı. Bizlerle be­raber kaldığı süre zarfında Buharî-i Şerif vb. hadis kitaplarını okuma ve muhtelif hadis meseleleri­ni kendisiyle müzakere etme imkânı bulduk. Fırsat buldukça, üniversite eğitimi boyunca kendile­rinden istifade etme imkânı bulduğu Abdülfettah Ebu Gudde, Muhyiddin el-Karadağî, Ebu’l-Hasan en-Nedvî, Emced Zehâvî, İbn Bâz, İbn ‘Useymîn gibi devrinin önde gelen ulemâsı hakkında ken­disiyle sohbet ettik. İsmini saydığımız âlimler arasında hoca üzerinde en derin etkiyi Ebu Gud­de Hoca’nın bıraktığını müşahede ettik. Onun ilmî tavır ve ciddiyetini kendisine örnek olarak alan hoca bu tavrı sürdürmeye devam etmektedir.

Sadece bir üniversite hocası olmanın ötesinde, Mekke’de birçok yabancı öğrencinin iaşe ve ibate­sini üstlenen hoca, evini bir ilim merkezi olarak kullanmakta, gurbetteki öğrencilere rehberlik et­mektedir. Türkiye’de son yıllarda faaliyetleri hızla artan İSAR benzeri kurumların İslâm dünyası için çok mühim bir yerde durduğunun altını ısrarla çizen hoca, İslâm ülkeleri arasındaki ilişkilerin ge­lişmesinin bu tür kurumlar aracılığı ile olmasını can u gönülden istemektedir. Biz de hocanın bu te­mennisine katılarak, ileride Mekke Ümmü’l-Kura Üniversitesi başta olmak üzere İslâm ülkelerin­deki ilmî araştırma merkezleri ile Türkiye’deki ilmî kurumların karşılıklı ilişkilerini güçlendirmesi­ni ümit etmekteyiz.

İSAR olarak Dr. Muvaffak Abdülkadir Hoca’ya atölye çalışması boyunca gösterdiği ilmî yetkinlik ve yakınlıktan dolayı müteşekkiriz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*