İSAR İSLAM VE FİNANS SEMİNERLERİ -1 / Muhammed Abdullah Şahin : Finans ve Bankacılık Tarihi

Değerlendiren;Harun Şencal

İslami finans enstrümanlarının tanıtım amacıyla başlatılan ve yaklaşık bir sene sürmesi planlanan İslam ve Finans seminerinin ilki İstanbul Şehir Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Abdullah  Şahin’in bankacılık ve finans tarihini anlattığı sunumla başladı. Konuşmasına bankacılık ve finansın ortak noktası olan paranın tanımı ve kullanım amacını anlatarak başlayan Şahin, finansa nispeten daha eski bir tarihi olan banka kurumunun tarihi gelişimini anlatarak konuşmasına devam etti. Modern anlamdaki banka kurumuna en yakın oluşumların 12. yüzyılda İtalya’da Yahudiler tarafından oluşturulduğunu belirten Şahin, bundan sonra yasak olmasına rağmen çeşitli hilelere başvurarak Hıristiyanların bu işe giriştiğini söyledi. Bu dönemde bankacılıkla uğraşanlar daha çok belirli aileler olduğu için, bu aileler savaşları fonlayarak daha da kuvvet kazanmış, hatta bazı şehirleri kontrol edecek güce ulaşmıştır. Konuşmasına borsanın ilk örneği olan ve Hollanda’nın kurduğu Doğu Hindistan şirketinden bahsederek devam eden Şahin, bu şirketin likidite sağlamak için hisse senetlerini satışa çıkarttığını belirtti. Günümüz borsasından farklı olarak, alınan hisse senetlerini paraya çevirmek için en az on sene beklemek gerekiyordu. Bunun sebebi, o dönemde bu hisse senetleri için herhangi bir ikinci pazarın oluşmamış olmasıdır. 20. yüzyıla gelindiğinde Amerika Birleşik Devletleri’nin ön plana çıktığını görmekteyiz. ABD’de kurulan ilk bankalar küçük ölçekliydi ve eyaletler arası şube açmak gibi birçok konuda izinleri olmadığı için günümüz bankalarına göre çok daha riskli ve verimsiz bir yapılanmaya sahipti. Özellikle 1930’lu yıllarda yaşanan Büyük Buhran döneminde bu bankaların bir çoğu batmış ve ABD’de bankacılık sektörü için ciddi önlemler alınmıştır. Konuşmasının son kısmında 2008 global ekonomik krizine yol açan finansal enstrümanlara değinen Şahin, başlangıçta sadece riski ortadan kaldırmak için oluşturulan bazı ürünlerin nasıl ekonomik krize yol açtığını anlattı. Kriz öncesinde oluşturulan varlığa dayalı menkul değerlerin devlet tahvili gibi defalarca satılması neticesinde meydana gelen kredi bolluğu, ödemeleri yapamayacak ailelere bile kredi verilmesine imkan tanıdı. Sürekli yükselen ev fiyatları bir seviyeden sonra düşmeye başlayınca, sıfır peşinatla ev alan yatırımcılar artık ödeme yapmamaya başladı. Elinde bir süre ev birikmeye başlayan bankaların bu evleri satmaya çalışması ise fiyatları daha da düşürdü. Dünyanın bir çok yerinden yatırımcının bu tahvillerde yatırımı olması da bu krizin global bir hal almasına sebep oldu. Konuşmasının son kısmında finans teorisinin gelişimine değinen Şahin, başlangıçta sayısal bir temeli olmayan finansın, riskin ölçülmeye başlanması neticesinde sayısal bir yapıya kavuştuğunu belirttti ve günümüzde kullanılan çeşitli finansal enstrümanları anlatarak konuşmasını tamamladı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*