Prof. Asad Zaman: ‘‘Kur’an’ı Gerçekten Bilmek’’

Değerlendiren;Yekta Hatiboğlu

Profesör Asad Zaman konuşmasına dünyanın gelmiş geçmiş en önemli olayının Rasulullah (s.a.v.)’ın teşrifi ve Allah’ın kelamını yayması olduğunu söyleyerek başladı. Kur’an mesajı muhteşem bir şekilde dönemin insanlarının hayatlarında bir devrim meydana getirdi. Ancak bu değişimler materyalist manada bir gelişim değildi. Bu devrimin sebebi insanların gelir düzeyinin artması yahut gelişmiş teknolojik icatlar değil, Kur’an’ın insanlara öğrettiği bilgiydi.
Bugün ise Müslümanlar cehl-i mürekkeb içerisindedir. Yani hem İslam’ı hakkıyla bilmemekte hem de bildiğini zannetmektedirler. Cehl-i mürekkeb içerisindeki Müslümanlar İslam’ın faydasının parasal zenginlik ve materyalist bir gelişmişlik olması gerektiğini hatalı olarak düşünmüş ve bunu bulamayınca da bunları kazanmak maksadıyla batılı yöntemleri izleme yoluna gitmişlerdir. Bugün dindar olsun laik olsun her kesimden kimseler batılı üniversitelerde eğitim görerek batılı metodlar takip ederek materyalist bir ilerlemecilik mantığının peşinden koşmaktadır. Halbuki İslam Allah (c.c.) tarafından tamamlanmış ve mükemmel bir hale getirilmiştir. Dolayısıyla İslam’ı çağa uygun olmadığı gerekçesiyle batıdan devşirilen yeni uygulamalarla “mükemmelleştirmeye” çalışmak Müslümanların da içine düştüğü büyük bir hatadır.
Bugün tekrar dünyayı değiştirecek kudrete sahip olmak istiyorlarsa Müslümanların ilk adım olarak Kur’anî bilgiyi bilmedikleri gerçeğini kabullenmeleri gerekir. Ardından Kur’an’ın dünyayı değiştirecek ana mesajının ne olduğunu anlamak zorundadırlar. Bu, kapitalist sistemin insanı gelir kaynağı olarak gören anlayışından çok farklı olarak insanın en iyi şekilde yetiştirilmesine en büyük önemi verir. Hem meleklerin üzerine çıkma hem de hayvandan daha aşağı bir seviyeye düşme potansiyeline sahip olan insanın amacı buradaki yüksek hedefe ulaşmak olmalıdır. Bugün de İslam bize bu ruhsal gelişim imkanını sunmaktadır. Müslümanlar asıl değerli olanın işte bu olduğunun farkına varmalı ve insanı insan yapan bu değerleri öğrenme yoluna gitmelidir. Bu değerlerin hangileri olduğu ancak Kur’an tarafından öğretilebilir, seküler zihin insan yetenekleri hakkında bu tür bir hüküm verme kabiliyetinden yoksundur.
“Gelişme” kavramının ne manaya geldiği tekrar düşünülmelidir. Gelişme, batılı manada materyal bir gelişme değil, Kur’an’ın öğrettiği insanî değerleri öğrenmek ve bu yönde bir ilerlemeye adım atmak anlamına gelen bir gelişme olmalıdır.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*