Değişim ve Modern İslâm Medeniyetinin İnşası

Moderatör:Mahmud el-Mısri

YAMINA CHIKO / Ecole Normale Supérieur en Lettres et
Sciences Bouzareah
Malik bin Nebi’nin Düşüncesinde İslâm
Dünyasında Olan Problem
Malik Bin Nebi’yi harekete geçiren mesele, İslâm toplumunun, kendi değerlerinden uzaklaşarak geri kalmış toplumlardan bir parça durumuna düşmesidir. Uyanış çabası gerçekleşmesine rağmen İslâm toplumu, geri kalmış topluluklara örnek gösterilmektedir.
Malik Bin Nebi, bu bağlama bir yorum oluşturacak şekilde İslâm toplumuyla Japonya toplumunu karşılaştırır ve iki toplumun tahlilinden sonra şöyle bir kanaate varır: “Japonya, ilerlemenin sebeplerini bulup onları tatbik etti; İslâm toplumu ise sadece Batı medeniyetinin sonuçlarıyla iktifa etti.”
REBANI ELHADJ / University of Mascara
İnsan Haklarından İnsan Ölümüne Modern Medeniyet
Modern medeniyet, insanın her seye gücü yetebileceği fikrine iman etmiştir. Ayrıca Fransız İhtilali’yle ve insan haklarının ilanıyla artık insan, “insan” olarak ele alınmaya başladı ve düşünce olarak, ırk olarak, ideoloji olarak ele alınmaktan çıktı. İnsan; oluşumun temeli, emir ve nehiy sahibi oldu. Modern medeniyet bütün âleme hâkim oldu. Modern medeniyetin insana itimadı, insanın ölümüyle son bulmuştur. İnsani ve ahlaki değerlerin (adalet, eşitlik, hürriyet gibi) gerçekleştirilmesinde insana olan güven azalmıştır. İnsan, hakikate tek başına ulaşamayacağı şeyde hakikati başkalarına tabi olmakta gördü. İnsanların artık güç peşinde koştuğu, bunları maddi şeylerde aradığını söyleyebiliriz.
MOHAMED SALEM AL-AJIL / Libya
Medeniyetin İnşası ve Yıkımı, Değişimin Buna Etkisi:Kadim ve Modern Libya Örneği
Konuşmacı sunumunda, Osmanlı dönemindeki Libya ve günümüzdekiyle mukayese etti. Konuşmacı, medeniyetin ve değişimin sözlük ve terim anlamıyla sunumuna başladı. Daha sonra değişimin, medeniyetin insaşıyla ilgili olan kismına değindi. Olumlu veya olumsuz bir değişimin gerçekleşebilmesi için şu şartların varlığına temas etti: Beşeri ilmi gelişim, yönetimi düzene koyma ve değişim yapabilecek bir yönetici.
Bu bilgilerden sonra Al- Ajil, 500 yıl hüküm süren Osmanlıların nasıl bir medeniyet inşa ettiklerine değindi. Burada üç ismi ön plana çıkardı. Davut Paşa, Murat Ağa ve Abdusselam Esmer’den çeşitli örnekler verdi. Bunların Libya için yaptıkları hizmetlerden söz etti. İnşa ettikleri medeniyeti, âlimlerle istişareli bir sekilde kurmalarına ve düzgün yönetici olmalarına dayandırdı. Mukayesenin diğer tarafındaysa günümüzdeki yıkık Libya vardı. Kurulan medeniyetin radikal gruplar tarafindan yakılıp yıkıldığından bahsetti. Genel olarak yöneticilerin iyi olduğu bir yerde medeniyetin de ilerleyeceğini ifade etti.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*