Halvet Der Encümen: Özbekler Tekkesi Konuşmaları I – Yrd. Doç. Dr. Muharrem Varol, İstanbul Üniversitesi, 10 Aralık 2014 Çarşamba, 16:00

Yazan:Doç. Dr. Hasan Karataş İstanbul Üniversitesi

Halvet Der Encümen: Özbekler Tekkesi Konuşmaları serisinin ilk misafiri İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünden Yrd. Doç. Dr. Muharrem Varol’du. Bu programın ilk konuşmacısı olarak Varol’un seçilmesinin pek çok nedeni vardır. Bu nedenlerin en başta geleni Dr. Varol’un son dönem Osmanlı tekkeleri ve tasavvufi hareketleri konusunda yetkin birkaç tarihçiden biri olmasıdır. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden mezuniyetinin ardından Marmara Üniversitesinde “II. Abdülhamid’in Danışmanı Ebu’l-Hüda Sayyadi (1850-1909) Hayatı, Eserleri ve Tesirleri” başlıklı yüksek lisans tezini 2004’de bitiren Dr. Varol aynı üniversitedeki doktora çalışmasını da Islahat Siyaset Tarikat Bektaşiliğin İlgası Sonrasında Osmanlı Devleti’nin Tarikat Politikaları (1826-1866) başlığıyla kitap olarak 2013 yılında basmıştır. Ayriyeten Dr. Varol’un Sultantepe Özbekler Tekkesinin de bir parçası olduğu İstanbul Türkistan Tekkeleri üzerinde yaptığı çalışma da henüz geçen yaz bitmişti. Dr. Varol’un konuşması böylece bizlere Sultantepe Özbekler Tekkesi hakkındaki en taze araştırmanın neticelerini dinleme imkanı verdi.

“Geçmişten Günümüze Üsküdar Özbekler Tekkesi” başlıklı konuşmadan önce gelen misafirlere tekkenin binası ve müştemilatı kısaca gezdirildi ve ikramlar yapıldı. Konuşmanın hemen öncesinde akademik koordinatörümüz Hasan Umut İSAR’ın faaliyetleri hakkında kısa bir bilgi verdi. Konuşmanın başlığından anlaşılacağı üzere, Varol tekkenin tarihine ilk kurulduğu 1753 yılından bugüne kadar uzanan geniş bir kronolojik çerçevede yaklaşmıştır. Hacc vazifelerini ifa etmek için yola çıkan Türkistanlı Müslümanların hilafet merkezine de uğrama adetleri neticesinde doğan konaklama ihtiyacına yönelik bina edilen tekke, sonraki yüzyılda hızla yükselen Nakşibendîliğin İstanbul’daki merkezlerinden birisi olmuştur. Lakin Varol’un özellikle altını çizdiği husus tekkenin ebru, hat, tezhip, dokuma, marangozluk, matbaacılık, dökümcülük gibi değişik sanatların icra edildiği bir mekan olarak kültür tarihimizdeki müstesna yeri olduğuydu. Özellikle tekkenin şeyhlerinin, muhtelif sanat dallarında maharet kesbetmiş insanlar için kullanılan “hazerfen” unvanına malik olmaları bu noktada Üsküdar Özbekler Tekkesi’ni diğer tekkelerden ayırmıştır. Varol kendine has akıcı ve nüktedan bir üslupla tekkenin on dokuz ve yirminci yüzyıldaki şeyhlerinin hayatlarını ve çalışmalarını bizlere aktardı. Varol’un konuşmasında ikinci ana tema da tekkenin yakın dönem tarihimizdeki yeri idi. Tekkenin İstiklal harbimizdeki müstesna rolü, İsmet İnönü ve Halide Edip Adıvar gibi simaların tekke ile aşinalıkları, tekkenin şeyhleri sülalesinden Ertegün ailesinin ABD macerası gibi ilginç konular ele alındı. Varol’un yaptığı arşiv çalışmasında tekkenin sakinleri olan dervişlerin sosyal hayatına dair ipuçları da bahse konu oldu. Örneğin bir tekke sakini dervişin kahvehanede kart oyunlarına iptilası yüzünden tekkeden atılması hikayesiyle Varol, tekkedeki ahlaki disiplinin ne kadar önemsendiğinin altını çizdi. Aynı şekilde Varol, tekkenin kalenderhane geçmişinden hareketle bir kalenderhane geleneği olan ve her hicri ayın ilk Perşembesi yapılan ikramın ihya edilmesini teklif etti.

Konuşmanın nihayetinde Varol’a İSAR tarafından yayımlanmış çalışmalar ve bir ebru tablosu hediye edildi. Varol’un konuşması gayet kalabalık bir dinleyici kitlesi tarafından ilgiyle dinlendi. Konuşmanın akabinde pek çok ilginç soru geldi. Soru cevap kısmının bitmesinden sonra bile Varol’un etrafı dinleyiciler tarafından sarıldı ve müsahabe bir müddet daha devam etti.

dfsisar afiş Muharrem Varol-page-001

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*