Osmanlı’da İlm-i Fıkıh Sempozyumu

Değerlendiren;Hüseyin Sağlam

İstanbul Araştırma ve Eğitim Vak­fı (İSAR) tarafından düzenlenen Osmanlı’da İlimler Sempozyumu dizisinin ikincisi olan “Osman­lı’da İlm-i Fıkıh: Âlimler, Eser­ler ve Meseleler” isimli program, 24-25 Aralık 2016 tarihlerinde İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) konferans salonunda ger­çekleştirildi.

Yerli ve yabancı, alanında uzman bir çok akademisyenin katılımıyla gerçek­leştirilen ve Osmanlı’da fıkıh ilmi çalış­malarına ışık tutan sempozyum; açılış konuşmaları, bir açılış konferansı, altı oturum ve bir kapanış panelinden mey­dana geldi.Açılış konuşmaları gerçekleştirildikten sonra Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın’ın, “Altı Asırlık Osmanlı Devleti Uygula­ması Işığında İslam Hukukunun Dünü ve Bugünü” başlıklı konuşmasıyla baş­layan program, “Osmanlı’da Siyasî Dü­şünce ve Hukuk” başlıklı ilk oturumla devam etti. Bu oturumda Osmanlılarda adalet kavramı, fesat günlerinde adalet ve bir fıkıh metninin kanunlaştırılması üzerine üç tebliğ sunuldu.

“Osmanlı’da Fıkıh ve Toplum” başlık­lı ikinci oturumda sunulan tebliğlerde Fıkhu’l-Umrân konusu ele alındı ve ba­yındırlık meselelerinin İslam hukukun­da nasıl ele alındığı anlatıldı. Bunun yanında Hayreddin er-Remlî’nin feta­vasında devlet ve toplum konusu tartı­şıldı ve son olarak Osmanlı Devleti’nde şeyhülislamın rolü hakkında bir tebliğ sunuldu.  Osmanlı fıkıh çalışmalarına etkisi ele alındı.Sempozyumun son oturumunda Os­manlı’da fıkıh eserleri üzerine konuşul­du. Zileli Muharrem Efendi ve Hediy­yetu’s-Sulûk adlı eseri, Molla Hüsrev’in Dürerü’l-Hukkam’ı etrafında oluşan şerh-haşiye literatürü ve bu literatürün özellikleri ve son olarak da Cârullah Efendi’nin fıkıh notları üzerine değer­lendirmelerin ele alınmasıyla oturum­lar sona erdi.Günün son oturumunda fıkhî meseleler ve tartışmalar ele alındı. Bu oturumda Arap yarımadasında ortaya çıkan bir isyan hareketi ve bunun üzerine ortaya çıkan hukukî cevaplar tartışıldı. Bunun ardından Osmanlı’da vakıf tartışmaları üzerinde duruldu. Son olarak ise Molla Çelebi el-Âmidî’nin merkeze sorduğu sorular ortaya konuldu ve bunlar ara­sından fıkıh ile alakalı sorduğu soru ön plana çıkarıldı.

Sempozyumun ikinci gününe Osman­lı’da fıkıh usûlü tartışmaları ile başla­nıldı. Yusuf b. Hüseyin el-Kirmastî ve eserlerindeki metodunun anlatılarak başlandığı oturum, Kemalpaşazâde’nin tenkih eleştirisinin iki farklı açıdan ele alındığı diğer sunumlarla devam etti. Günün ikinci oturumunda ise Osmanlı coğrafyasındaki fıkhî etkileşimlere de­ğinildi. 13. yüzyılda Şam ve Anadolu âlimleri arasındaki etkileşim, Ayntabî Mehmed Münib Efendi’nin devletler hukuku alanına etkisi ve Memlükler dönemi fıkıh düşüncesinin ilk dönem Sempozyum oturumlarının ardından

Prof. Dr. Mürteza Bedir, Prof. Dr. Erol Özvar, Prof. Dr. Şükrü Özen ve Prof. Dr. Hacı Yunus Apaydın tarafından programın genel bir değerlendirmesi yapıldı ve “Osmanlı Fıkhı Neden Çalı­şılmalı?” konulu bir kapanış paneliyle sempozyum sona erdi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*