İSAR Mukayeseli Hukuk Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Murteza Bedir’le MHÇG Üzerine

Mukayeseli Hukuk Çalışma Grubu niçin ve hangi amaçlarla kuruldu?

İSAR Mukayeseli Hukuk Çalışma Grubu İslam hukuku (fıkıh), Türk ve özellikle Osmanlı hukuk tarihi alanlarında akademik çalışmalar yapmak ve bir de çağdaş hukuk düşüncesi/felsefesi ve İslam hukuk teorisi alanlarında akademik üretime katkı vermek üzere kurulmuştur. Çağdaş meydan okumalar karşısında fıkıh geleneğimizin modern öncesi dönemdeki dinamizmine kavuşturulması için ülkemiz ve dünyadaki fıkıh araştırmalarının oluşturduğu birikime külli bir bakış yapabilmek gerekir. Şüphesiz üniversiteler ve ilgili kurumların katkıları çok önemlidir ama bu bilimsel kurumların faaliyetlerinin daha üst bir düzlemde ele alınması yeni ufukların açılmasına yol açacaktır ve burada özellikle sivil araştırma platformlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Hukuk Tarihi ve Hukuk Düşüncesi alanlarına eğilmek istememizin temel nedenlerinden biri günümüz hukuk/fıkıh tartışmalarına hem karşılaştırmalı bir perspektif hem de tarihsel ve teorik bir derinlik kazandırabilme kaygısıdır. Osmanlı hukuk/fıkıh dünyası bu amacı gerçekleştirmek için bize son derece zengin bir belge arşivi sunmaktadır, bu sebeple Osmanlı hukuk düşüncesini Osmanlı öncesini anlamada bir anahtar olarak görüyoruz ve bu nedenle özellikle Osmanlı hukuk araştırmalarına yoğunlaşmayı hedefliyoruz.

Grubun şimdiye kadar gerçekleştirdiği ve yakın dönemde gerçekleştirmeyi düşündüğü proje ve faaliyetlerle alakalı neler söyleyebilirsiniz?

Mukayeseli Hukuk Çalışma Grubu kurulduktan itibaren hızlı bir faaliyet içine girmiştir. Öncelikle Türkiye’deki fıkıh birikiminin bir panoramasını çıkarmak ve fıkıh araştırmalarının muhasebesini yapmak istedik. Bu amaçla iki faaliyete önem verdik. Birincisi son 40-50 yıl boyunca Türkiye’de fıkıh ilminin yeniden canlandırılmasında etkin rol oynayan önde gelen fıkıh alimlerimizle genç fıkıh öğrencilerini buluşturan toplantılar düzenledik. Buradaki amacımız ülkemiz fıkıh birikiminin geçmiş, şimdi ve geleceğine ışık tutacak değerlendirmelerin buradan çıkmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda şimdiye kadar iki İslam alimi ile toplantı gerçekleştirdik, birincisi kamuoyunun çok yakından tanıdığı ve takdir ettiği büyük İslam alimi Hayrettin Karaman Hocamızla, ikincisi de yine fıkıh ve fetva denince ülkemizde ilk akla gelen isimlerden olan üstad ve alim Halil Günenç Hocamızla gerçekleştirildi. İnşaallah bu toplantıların ayrıntılarını daha sonra kamuoyuyla da çeşitli yollarla paylaşacağız. Ülkemizdeki fıkıh ilmi birikimini değerlendirmeye zemin hazırlayacak diğer bir faaliyetimiz ise hemen hemen tamamlanma aşamasında olan Türkçe İslam Hukuk bibliyografyası hazırlamak oldu. Kitap, makale ve tezleri içeren bu bibliyografyayı yakında neşretmeyi düşünüyoruz.

Devam eden ve ileride yapmayı düşündüğümüz faaliyetlere gelince, fıkıh alimleriyle buluşma toplantılarına devam edeceğiz ve fıkıh düşüncesine katkıda bulunacak uluslararası isimlerle de bu toplantıları geliştirmeyi düşünüyoruz. Hukuk tarihi alanında ise Osmanlı klasik dönem hukuk tarihinin kaynaklarının neşri bağlamında klasik hukuk biyografisi olan Osmanlı biyografi yazarı Kefevi’nin Arapça kaleme aldığı Ketaibü a‘lami’l-ahyar adlı eserinin Osmanlı dönemini Türkçe’ye kazandırmayı düşünüyoruz. Bunun yanında Osmanlı hukuk düşüncesinin temel sorunları üzerine birkaç atölye çalışması yapmak istiyoruz. Osmanlı hukuk düşüncesinin temel kaynaklarının bir taraftan neşri diğer yandan da bu kaynaklar üzerine özgün araştırmaların yapılmasını desteklemeyi düşünüyoruz.

Son olarak yoğunlaşmayı düşündüğümüz bir diğer alan ise hukuk felsefesi ve düşüncesidir; İslam ve Osmanlı hukuk düşüncesinden ilhamını alan ve bugünkü hukuk düşüncesinin temel soru ve sorunlarını dikkate alarak bir karşılaştırmalı hukuk felsefesi okumaları başlatmak istiyoruz. Ülkemizde hukuk tarihi ve düşüncesi alanında maalesef çok fazla teorik çalışma yapılamamaktadır; İSAR MHÇG olarak bu alandaki boşluğun doldurulması yönünde mütevazı bir adım atmak istiyoruz.


Devam eden ve ileride yapmayı düşündüğümüz faaliyetlere gelince, fıkıh alimleriyle buluşma toplantılarına devam edeceğiz ve fıkıh düşüncesine katkıda bulunacak uluslararası isimlerle de bu toplantıları geliştirmeyi düşünüyoruz. Hukuk tarihi alanında ise Osmanlı klasik dönem hukuk tarihinin kaynaklarının neşri bağlamında klasik hukuk biyografisi olan Osmanlı biyografi yazarı Kefevi’nin Arapça kaleme aldığı Ketaibü a‘lami’l-ahyar adlı eserinin Osmanlı dönemini Türkçe’ye kazandırmayı düşünüyoruz. Bunun yanında Osmanlı hukuk düşüncesinin temel sorunları üzerine birkaç atölye çalışması yapmak istiyoruz. Osmanlı hukuk düşüncesinin temel kaynaklarının bir taraftan neşri diğer yandan da bu kaynaklar üzerine özgün araştırmaların yapılmasını desteklemeyi düşünüyoruz.
Son olarak yoğunlaşmayı düşündüğümüz bir diğer alan ise hukuk felsefesi ve düşüncesidir; İslam ve Osmanlı hukuk düşüncesinden ilhamını alan ve bugünkü hukuk düşüncesinin temel soru ve sorunlarını dikkate alarak bir karşılaştırmalı hukuk felsefesi okumaları başlatmak istiyoruz. Ülkemizde hukuk tarihi ve düşüncesi alanında maalesef çok fazla teorik çalışma yapılamamaktadır; İSAR MHÇG olarak bu alandaki boşluğun doldurulması yönünde mütevazı bir adım atmak istiyoruz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*