Prof. Dr. Recep Şentürk’le İSAR Üzerine

İSAR nedir? Niçin ve hangi amaçlarla kuruldu?
İSAR’ın üç faaliyet alanı vardır: Eğitim, araştırma ve yayın. Bu üç faaliyet birbiriyle irtibatlı olarak yürütülür. Ama eğitim birinci önceliktir. Belli bir eğitimden geçen öğrenciler araştırma faaliyetlerinde yer almak suretiyle, alanlarında önde gelen ilim adamlarına çıraklık yaparak akademik araştırmanın nasıl yapıldığını öğrenirler ve bu araştırmaların ürünleri İSAR tarafından yayınlanarak kamuoyu ile paylaşılır.

Eğitim birinci öncelik olduğu için önce ondan bahsedeyim. İSAR, içinde yaşadığımız çağın ihtiyaç duyduğu ilmi ve ahlaki donanıma sahip, hem akademik açıdan hem de şahsiyet ve maneviyat açısından en üst düzeyde ilim adamlarının yetişmesine katkı yapmayı hedefleyen bir kurumdur. Türkiye’deki üniversiteler küreselleşen dünyamızın ve hızla değişen toplumumuzun ihtiyaç duyduğu ilim adamlarını yetiştirme konusunda maalesef giderek yetersiz kalmaktadır. Bu eksiklik hem akademik hem de ahlaki alanda göze çarpmaktadır. Bundan dolayı, üstün kabiliyetli öğrencilerin bir yandan üniversite eğitimine devam ederken diğer yandan ilave eğitimlerle desteklenmesi ülkemizin küresel ölçekte başarılı olabilmesi için zorunludur.

Bu düşünceden hareketle, İSAR, toplumumuzda çağımızın doğurduğu medeniyet, düşünce ve ahlak krizlerine kendi ilim ve ahlak geleneğimizden beslenerek çözüm üretebilme derdini taşıyan, bilgiyi sadece kendi şahsi geleceğini garanti altına almak ve geçimini kazanmak için bir “meta” olarak görmeyen, Batıya akademik ve entellektüel bağımlılığı aşmış, ilmi çalışmayı geçim kaynağı bir “iş” olarak değil hakikate götüren bir “meslek” olarak benimseyen, uluslararası alanda bizim medeniyetimizi ve ilim geleneğimizi onurla temsil edebilecek, kültür ve medeniyet değerlerimizi uluslararası platformlara taşıyabilecek ve dünyadaki meslektaşları ile diyalog ve işbirliği içine girerek onlarla rekabet edebilecek başarılı ilim adamları yetiştirmek maksadıyla kurulmuştur.

Bu maksada ulaşabilmek için, İSAR, başta Arapça ve İngilizce olmak üzere yabancı dil öğretimine, İslami ilimler ile modern Batı dü- şüncesi ve sosyal bilimlerininin mukayeseli ve eleştirel bir şekilde öğretimine büyük önem vermektedir.

Öğrenci portföyü hakkında bilgi verebilir misiniz?

İSAR, her ne kadar ilahiyat ve sosyal bilimler alanına öncelik verse de, hangi akademik alana mensup olursa olsun, geçmiş eğitiminde başarısını ve İSAR’ın aradığı potansiyele sahip olduğunu ispatlamış bütün öğrencileri kabul etmektedir. Burada önemli olan, öğrencilerin, kendilerini en iyi şekilde yetiştirmeye hazır, İSAR’ın ideallerini paylaşan ve başarılı birer ilim adamı olma idealine hayatını adamış insanlar olmalarıdır. Şu anda İSAR’da, ilahiyat, hukuk, tıp, siyaset, uluslararası ilişkiler, ekonomi, tarih, felsefe, sosyoloji, mühendislik, turizm, sinema ve fizik gibi çok çeşitli alanlarda ve çok farklı üniversitelerde eğitim gören bir öğrenci grubu bulunmaktadır. Öğrencilerimizin çoğunluğunu Türkler oluşturmakla beraber, Amerika, Endonezya, Suriye, Tayvan ve Almanya gibi ülkelerden gelenler de vardır.

İSAR’da bahsettiğiniz eğitimi veren hoca kadrosundan da biraz bahsedebilir misiniz?

Bu öğrenciler ülkemizin alanlarında en önde gelen hocalarından eğitim görmektedirler. Hocalarımız arasında Hayrettin Karaman, Raşit Küçük, Hasan Kamil Yılmaz, Muhammed Emin Er, Halit Zevalsiz, Şükrü Özen, Tahsin Görgün, Fatih Kaya, Mehmet Yağcı, Murat Kaya, Hasan Canseven, Murteza Bedir, Mustafa Genç, Mustafa Yavuz, Lokman Yılmaz, Ömer Mahir Alper, Maşuk Yamaç, Haşim Koç, A. Cüneyd Köksal gibi çok kıymetli ilim adamları vardır. Ayrıca, Arapça muhadese derslerine Arap hocalar girmektedir. Bunların bazılarını şöyle sayabilirim: İbrahim Halelşah, Mustafa Yusuf, Mümin Annan, Dr. Snowbar, Ebu Şule. Burada sadece bazılarının isimlerini sayabildiğim birçok kıymetli ilim adamı İSAR’da düzenli seminerler yapmaktadır.

Bir de İSAR konferanslarından bahseder misiniz?

İSAR’a konferans vermeye davet ettiğimiz birçok saygıdeğer şahıs vardır. Bunların tamamını saymak zor olsa da bazılarının isimleri şöyledir: Emin Saraç, Mahmut Erol Kılıç, Süleyman Hayri Bolay, Ümit Meriç, Hüseyin Kutlu, Savaş Barkçin, Tahsin Görgün, Emir Eş… Davet ettiğimiz konuşmacılar bir yandan öğrencilerimize rol modeli sunarken, diğer yandan engin birikimlerini ve tecrübelerini onlarla paylaşarak yol göstermektedirler.

Vakıf bünyesindeki araştırma gruplarının vizyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

İSAR’ın ikinci faaliyet alanının araştırma olduğundan bahsetmiştim. Bu maksatla kurulmuş araştırma gruplarını şöylece sayabilirim: Tıp ve Ahlak Araştırma Grubu, Daire-i Adalet Os- manlı Siyaset Düşüncesi Araştırma Grubu, İbn Haldun Sosyal Bilimler Araştırma Grubu, Mu- kayeseli Hukuk Araştırma Grubu, İslam Dü- şüncesi Araştırma Grubu.

Bu grupları kısaca tanıtayım. Tıp ve Ahlak Araştırma Grubu İhsan Karaman başkanlı- ğında çalışmalarını yürütüyor. Üyeleri ara- sında Recep Öztürk, Hakan Ertin, İlhan İlkı- lıç, Arif Kaygusuz, Murat Çekin, Volkan Tuz- cu, İnanç Özekmekçi var. Tıp ve Ahlak Araş- tırma Grubu geçen sene çok ilginç bir faali- yet gerçekleştirerek ilgili ilahiyat ve tıp ho- calarının katılımıyla “Tıbbi Konularda  Fet- va Verme Usulü” konulu bir toplantı düzenle- di. Bu toplantının tutanakları çok kısa bir za- man içerisinde yayınlanacak. Önümüzdeki ay- larda Tıp ve Ahlak Çalışma grubu iki önemli faaliyete daha imza atacak. Bunlar Tıbbi Fet- va konulu uluslarası bir sempozyum ile Tıpta İsraf konulu başka bir uluslarası sempozyum.

Daire-i Adalet Osmanlı Siyaset Araştırma Grubu Recep Şentürk başkanlığında “Osmanlı Siyaset Düşüncesi Antolojisi” isimli bir kitap hazırlıyor. Bu kitabın yayın editörlüğünü Cüneyd Köksal yapıyor. Üç cilt olması planlanan eser, yüze yakın ve çoğu yazma halindeki eserden seçilecek bölümlerden oluşacak ve Osmanlı siyaset düşüncesine dair birinci elden bir harita ortaya koymaya çalışacak.

Mukayeseli Hukuk Araştırma Grubu Murteza Bedir başkanlığında çalışmalarını sürdürüyor. Grubun üyeleri arasında İrfan İnce ve Cüneyt Köksal var. Grup şu ana kadar İslam hukuku alanında Türkçe yazılmış kitap, makale ve tezler bibliyografyası hazırladı. “Fıkıh Düşüncesi Platformu” ismi verilen bir çerçeve içerisinde, ülkemizde fıkıh alanında büyük emekler vermiş isimlerle genç araştırmacıları buluşturan bir konsept oluşturdu ve bu meyanda Hayrettin Karaman ve Halil Günenç hocalarımızla birer gün süren programlar hazırladı. Grup bir yandan bu yöndeki faaliyetlerini devam ettirirken, bir yandan da Osmanlı hukuk düşüncesi üzerinde çalışmaktadır.

İslam Düşüncesi Araştırma Grubu çalışmalarını Ömer Mahir Alper gözetiminde yürütmektedir. Bu grubun şu an için İslâm düşüncesi okumaları yapmakta olup, ileriye yönelik çeşitli projeler geliştirmektedir.
Yakın, orta ve uzun vadelerde vakfın gerçekleştirmek istediği proje ve faaliyetlerle ilgili neler söylemek istersiniz?

Yakın vadede İSAR’daki Arapça seminerlerini daha sistemli bir hale getirebilmek için üniversitelerdeki “hazırlık okulu”na benzer şekilde bir dil eğitim merkezi kurmayı planlıyoruz. Bu birimin başına Dubai’den Suriye asıllı, alanında çok başarılı ve tanınmış bir eğitimci transfer edilecektir. Bu birim en son dil eğitim metotları ve teknolojisini kullanarak bir yandan Arapça öğrenimini daha kolay ve zevkli hale getirecek, diğer yandan daha kısa zamanda öğretecektir. Aynı projeyi daha sonra İngilizce için de uygulayacağız inşallah. Bunun yanında Web sayfamız yakında devreye girecek. Kitap ve rapor yayınlarımız başlayacak. Geçen sene öğrencilerimizle gerçekleştirdiğimiz Suriye gezisine, Balkanları, Hicazı, Afrikayı, Amerika ve Orta Asyayı da ilave etmek istiyoruz…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*